Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bilinçsizleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bilincini yitirmek, bilinçsiz bir duruma gelmek, şuursuzlaşmak


bilinçsizlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk

Örnek:

1. Cumhuriyet döneminde böyle bir bilinçsizliğin asla yaşanamayacağı konusunda görüş birliğine vardılar.

1. Cumhuriyet döneminde böyle bir bilinçsizliğin asla yaşanamayacağı konusunda görüş birliğine vardılar.

2. ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk


bilindik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , matematik , matematik , sıfat , sıfat , matematik , matematik , Bilinen


bilinebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinebilmek işi


bilinebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bilinme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Böyle bir tarih ister istemez cihanşümul olacak yani insan toplumları hakkında bilinebilen her şeyi kucaklayacak.

1. Böyle bir tarih ister istemez cihanşümul olacak yani insan toplumları hakkında bilinebilen her şeyi kucaklayacak.


bilinegelme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinegelmek işi


bilinegelmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Önceden beri bilinmek


Telaffuz : biline'gelmek

bilinemez
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , İnsan aklıyla bilinemeyen şey


bilinemezci
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse)

2. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik


bilinemezcilik
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti

2. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm


bilinemezlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinemez olma durumu


bilinen
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , matematik , matematik , sıfat , sıfat , matematik , matematik , Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum

Örnek:

1. Bilinenler cebirde alfabenin ilk harfleriyle gösterilir: a, b, c, d...

1. Bilinenler cebirde alfabenin ilk harfleriyle gösterilir: a, b, c, d...


biliniş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinme işi


bilinme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinmek işi

Örnek:

1. İşte ilmin, âlimin kıymeti bilinmeye başladı diye suratımı ekşittim.

1. İşte ilmin, âlimin kıymeti bilinmeye başladı diye suratımı ekşittim.


bilinmedik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , matematik , matematik , sıfat , sıfat , matematik , matematik , Bilinmeyen


bilinmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek

Örnek:

1. Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu.

1. Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu.


bilinmeyen
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , matematik , matematik , sıfat , sıfat , matematik , matematik , Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul

Örnek:

1. Cebirde bilinmeyenler x, y, z harfleriyle gösterilir.

1. Cebirde bilinmeyenler x, y, z harfleriyle gösterilir.


bilinmez
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , matematik , matematik , sıfat , sıfat , matematik , matematik , Bilinmeyen


bilinmezlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilinmez olma durumu

Örnek:

1. Kendi içinin bilinmezliklerindeki ışınların yol göstermesi dilekleriyle fal kapatıyorsun.

1. Kendi içinin bilinmezliklerindeki ışınların yol göstermesi dilekleriyle fal kapatıyorsun.


bilir

İlgili Kelimeler:

bilirkişi, değerbilir, iyilikbilir, kadirbilir, tatbilir

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , `Anlar, sayar, yapar` anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz

Örnek:

1. İyilikbilir.

1. İyilikbilir.


bilir bilmez
Anlamı:

1. yarım bilgi ile, bilip bilmediğine aldırmadan

Örnek:

1. Günde beş yüz defa, kendiliğimden bilir bilmez bunu haykırıyordum.

1. Günde beş yüz defa, kendiliğimden bilir bilmez bunu haykırıyordum.


bilirkişi

İlgili Kelimeler:

bilirkişi raporu

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirli bir konudan iyi anlayan ve bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper

2. hukuk , hukuk , hukuk , hukuk , Çözümlenmesi özel veya bilimsel bilgiye dayanan konularda oyuna veya düşüncesine başvurulan kimse, ehlihibre, ehlivukuf


Telaffuz : bili'rkişi

bilirkişi raporu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan rapor


bilirkişilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilirkişinin yaptığı iş


biliş
Anlamı:

1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf

Örnek:

1. Dereceler sonsuz fakat bizim biliş ve bildiriş vasıtalarımız sınırlı, kıyas basamaklarımız sayılı.

1. Dereceler sonsuz fakat bizim biliş ve bildiriş vasıtalarımız sınırlı, kıyas basamaklarımız sayılı.

2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Bildik, tanıdık